MüziKoridor #17

"Müzik, hepimizin farklı hisler, anılar ve ruh halleriyle bağ kurduğu bir yolculuk. Bu yazıda yer verdiğim parçalar, bana dokunan ve dinleyicisini kendi dünyasına çekenler arasından seçebildiklerim..."

0

MüziKoridor’daki yeni yazımda, Can Bonomo’dan Can Baydar’a, İrem Candar’dan Dolu Kadehi Ters Tut’a, Özgür Aydın’dan Manifest’e, hikâyeleriyle öne çıkan şarkılara yer verdim. Bu şarkılar, ruhumuzun farklı köşelerine dokunmayı başarıyor. Manifest’in sektörde yarattığı enerjiden Özgür Aydın’ın enstrümantal anlatımına kadar geniş bir yelpazede, müzik dünyasında dikkatimi çeken parçaları yazımda bulabilirsiniz. Okurken, Spotify’daki MüziKoridor listesini açmayı unutmayın!

Can Bonomo: "Kanadım Aşktan"

Can Bonomo, kendine has tarzı ve derin sözleriyle tanıdığımız bir sanatçı. “Kanadım Aşktan” adlı yeni şarkısında da bu özelliklerini koruyarak dinleyicilerine duygusal bir deneyim sunuyor. Şarkının sözleri ve bestesi Can Bonomo’ya ait ayrıca şarkının kapak tasarımı da Can Bonomo tarafından hazırlanmış. Bonomo, şarkıyı “akustik enstrümanların öne çıktığı, diskografik açıdan eski – yeni bir iş” olarak tanımlamış tam da benim dinlerken eski Can Bonomo geri dönmüş dediğim yerdeyiz. Kendisi “Buruk” kelimesinin şarkının genel tonunu güzel ifade ettiğini belirtmiş ama yeni şarkısının dinleyeninin ruhuna bir çizik daha ekleyeceğini söylememiş.

Can Baydar: "Her Şey Geçer"

Can Baydar, rock müziğin enerjisini ve duygusunu en iyi yansıtan isimlerden biri. Grup olarak başladığı müzik yolculuğuna artık tek başına devam ediyor. “Her Şey Geçer“, hayatın zorluklarına rağmen umudu kaybetmemeyi ve her şeyin zamanla geçeceğini vurgulayan bir şarkı. Aynı zamanda Baydar’ın yakında çıkacak “Her Şey Geçer” albümünün ikinci teklisi olarak dinleyiciyle buluştu.

Albümün dokuz şarkıdan oluşacağı biliniyor ve şu ana kadar yayımlanan şarkılar, bizi derin ve etkileyici bir hikâyenin beklediğini gösteriyor. İndie-alternatif rock müziğinin köklerine inerek modern bir anlatım diliyle şekillenen albüm, melankoli ve umudu harmanlayan bir yapıya sahip.

İlk tekli “Kasabadaki Yabancı“, albümün dünyasına açılan kapı niteliğindeydi. “Her Şey Geçer” ise bu hikâyenin devamını getirerek konsepti daha da netleştiriyor. Her iki şarkının birbirini tamamlayan yapısı, albümün anlatısal bütünlüğüne dair ipuçları veriyor.

İrem Candar: "Rüzgar"

İrem Candar, naif sesi ve duygusal yorumlarıyla müzik dünyasında bence çok özel bir yere sahip. Rüzgar adlı şarkısında, hayatın akışını ve rüzgarın getirdiği değişimleri anlatmış. Candar’ın yumuşak vokali ve huzur veren melodisi, dinleyiciyi adeta bir rüzgarın esintisiyle içine çekiyor.

Dinlerken ruhumuz “son bir, ki, son bir, ki” diyerek ritme kapılıyor ve kendimizi şarkının akışına bırakıyoruz… Şarkının nostaljik ve duygu yüklü yapısı, Yann Tiersen’in unutulmaz Amélie film müziklerini anımsatan bir hava taşıyor. Melodisi, Amélie’nin o sıcak ve samimi atmosferini çağrıştırıyor. Eğer Amélie’nin büyüleyici dünyasını seviyorsanız, Rüzgar da sizi aynı hislerle sarabilir. 🌿🎶

Dolu Kadehi Ters Tut (DKTT) – Sedef Sebüktekin: "Tekrardan"

Alternatif müziğin sevilen grubu Dolu Kadehi Ters Tut, “Tekrardan” adlı şarkısıyla dinleyicilerine hikâyesel başka bir deneyim sunuyor. Şarkıda, hayatın döngüselliği ve tekrar eden duygular ele alınıyor. Canlı ritmi ve akılda kalıcı nakaratıyla dikkat çeken bu parça, grubun müzikal yetkinliğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Vokal ve enstrümantasyon uyumu, şarkının dinamik yapısını güçlendirmiş.

Şarkının güçlü atmosferine, Sedef Sebüktekin de vokaliyle eşlik ediyor. Yumuşak ve duygu yüklü sesi, şarkının melankolik ama hareketli ruhuna farklı bir boyut katıyor. DKTT ile uyumu, parçaya derinlik kazandırırken, ikilinin enerjisi şarkının etkileyiciliğini artırıyor.

DKTT, yalnızca grup olarak değil, iş birliği projelerinde de başarılı bir çizgiye sahip. Kadın vokallerle yaptıkları düetler, şarkılarındaki hikâyenin vücut bulmasını sağlıyor ve anlatımı daha güçlü hale getiriyor.

İkiye On Kala: "Evim Ol"

İkiye On Kala, yeni şarkısı “Evim Ol” ile dinleyicileriyle buluştu

Ancak, İkiye On Kala’nın ilk çıktığı dönemlerde alternatif sahnenin öncülerinden biri olduğunu düşündüğüm zamanlardan günümüze, projenin müzikal çizgisi bana artık eskisi kadar yenilikçi hissettirmiyor. “Evim Ol”, grubun sounduna aşina olanlar için nostaljik bir his verse de, yeni bir duygu sunmakta zorlanıyor.

“Evim Ol”, sanki eski formüllerin tekrarı gibi hissettiren bir noktada duruyor.
Şarkıyı dinlerken, sanki grubun eski parçalarından birini dinliyormuş hissine kapılmam benim için biraz eleştirel bir konu ama bunu arayan ve seven dinleyicileri de her zaman olacaktır.

Manifest: "Zamansızdık"

Sahne kızların!
Yeni Girl Bandımız: Manifest’i sahnenin o cıvıltısını geri kazandırdıkları için bile desteklemek gerekiyor.
Özensiz sahne kıyafetleri, playback kaba sözlerin hakim olduğu rapler arasında sıkıştığımız bir dönemde açıkçası bana moral oldular.
Yorumlanacak şeyler olması tüm müzik yorumu yazanlar için kaçınılmaz ama ben şu anda satırlarımı sadece destek için kullanmak istiyorum. Umarım kızlar gelişmeye açık bir şekilde, şarkıları ile doğru orantıda artan performans sergileyeceklerdir.
Manifest’i Spotify listemin ilk şarkısı yapıyorum.

Bu arada Manifest’i kısa süre önce daha detaylı ele almıştım zaten, dilerseniz bir önceki yazımı da okuyabilirsiniz.

MüziKoridor #16: K-Pop’tan Big5 Türkiye’ye: Organizasyon, Disiplin ve Müzik Endüstrisi Üzerine

Muganni: Kimseye Kalmaz

Yaklaşık bir sene önce çıkan albümü, uzun süredir liste yazısı yapmadığım için şimdi yazıyorum.
Muganni, Mor ve Ötesi’nin bas gitaristi Burak Güven’in solo projesindeki ismi.

Albümde dikkat çeken şarkılardan biri de “Kimseye Kalmaz“. Bu parça, albümün melankolik havasını ve hayatın döngüselliğine dair sorgulayıcı bakış açısını güçlü bir şekilde yansıtıyor. Sözlerinde, insanın dünyadaki geçiciliği ve hiçbir şeyin sonsuza kadar sürmediği vurgulanırken, müziği de bu hissiyatı pekiştiriyor. Güçlü bas yürüyüşleri (şaşırmadık elbette 😊) ve vokal melodisinin yalınlığı, şarkının etkileyiciliğini artırıyor.

Burak Güven’in solo kariyerinde kendine özgü bir anlatım dili oluşturmaya çalıştığı net bir şekilde hissediliyor. “Kimseye Kalmaz”, bu çabanın en somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.

Özgür Aydın – "Sympathy"

Özgür Aydın, dokuzuncu stüdyo albümü Sympathy ile blues ve rock’ın güçlü sentezini bir kez daha dinleyicileriyle buluşturuyor. On Air Music Co. çatısı altında birlikte çalıştığım bir müzisyen olarak, onun disiplini ve çalışkanlığını her zaman takdir ediyor ve bu yolculukta kendisine eşlik etmekten mutluluk duyuyorum.

Özgür Aydın’ın her albümü farklı bir yolculuğun parçası ve her biri kendine özgü bir hikâye anlatıyor. Son albümüyle aynı adı taşıyan Sympathy eseri de müziğinde benimsediği “birlikte yaşam” felsefesini en iyi yansıtan enstrümantal parçalardan biri. Sempati ve anlayışın dönüştürücü gücü, melodilerin akışında kendini hissettiriyor. Blues’un içten gelen duygusallığı ve rock’ın güçlü enerjisi, bu müzikal anlatının temel taşlarını oluşturuyor.

Müzik, hepimizin farklı hisler, anılar ve ruh halleriyle bağ kurduğu bir yolculuk. Bu yazıda yer verdiğim parçalar, bana dokunan ve dinleyicisini kendi dünyasına çekenler arasından seçebildiklerim. Umarım siz de bu listeyle kendi müzikal keşfinizi yapar ve belki de yeni favori şarkınızı bulursunuz. Bir sonraki MüziKoridor’da yeniden buluşmak üzere, müzikle kalın! 🎶✨

SPOTIFY

YOUTUBE

Önceki İçerikK-Pop yıldızı LISA’nın ilk solo albümü: “Alter Ego”
Sonraki İçerikSunay Akın’dan yeni kitap: “Koyu Mavi Memleket Kumaşı”
Abone Olun
Bildir
guest


0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
reCaptcha Error: grecaptcha is not defined